Bir entelektüel problem olarak 2023 seçimlerinin ertelenebilip ertelenemeyeceği hakkında ve biraz da gırgır

Anayasamızın 78. Maddesi (Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri) şöyle hükmediyor:

“Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.

Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.”

Anayasa’nın 78. maddesine bağlı olarak 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu’nun 5. Maddesi de şöyle diyor:

“MADDE 5 – (1) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediğine dair karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanı seçimi bir yıl geriye bırakılır.

(2) Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.”

Dolayısıyla, söz konusu seçimlerin en geç 18 Haziran 2023’de yapılacağına kesin gözüyle bakanlar olduğu biliniyor. Bu durumun hilafına, hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen de, Anayasa’ya geçici bir madde koyup bu seçimleri ertelemenin olanağından söz etti. (Bkz. https://www.youtube.com/watch?v=_pUp4JdfUHU) Ayıca, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, son olarak Elazığ ilinin de dâhil edildiği ve bu durumda 11 ili kapsayan Afet Bölgesi için çıkarılmış ve TBMM’nce onaylanmış OHAL’e dayalı olarak ama sadece bu 11 ilde seçim iptali yapılabileceği şeklindeki “ütopik düşünce”sini ifade etti.

Gelgelelim, bu fakir, o “ütopik düşünce”de şöyle bir ima olabileceği kanısında: Bu son OHAL tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişletilirse, seçim ertelenebilir. (Ayrıca, https://www.krttv.com.tr/gundem/tdv-baskani-ndan-ersan-sen-in-secim-ertelenebilir-h146756.html)

Bütün bunlar iyi hoş da, kulağı ters elle göstermeden yani kısa yoldan seçimlerin ertelenmesini sağlamak olası.

Bu çıkarsamaya (‘Kuyuya atılan taş’ da denebilir.) şöyle itirazlar gelebilir:

Ertelemenin anayasal yegâne yolu savaş olmasıdır. Başka yoldan nasıl erteleyeceksin? Emme ve de lâkin kiminle savaşacaksın? Şimdiye dek düşman, Türkiye’nin önünü kesiyor, dış güçler falan filan diye kafamıza kakılanlar dâhil, pek çok ülke acilen yardımımıza koşmadı mı? Cumhurbaşkanımız Dünya Hükümetleri Zirvesi’ne (14 Şubat 2023) vidyo mesajla katılıp “Bu kara gün dostluğunu hiçbir zaman unutmayacağız, bu afet uluslararası dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir” demedi mi? (https://www.trthaber.com/haber/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kara-gun-dostlugunu-unutmayacagiz-746145.html)

Bu itirazlara karşılık bu fakir de şunları söyler:

  • Enteresan bir şekilde, yardıma 15.02.2023 saat 22:00’ye dek katıldığına dair herhangi bir habere rastlayamadığım bir ülke var.
  • Seçim ertelemek için K. K. T. C. S. İ. E. mi?
  • Üstelik bu yolla, seçimler geri bırakma sebebi ortadan kaldırılmayarak, erteleme kararındaki usule göre bu işlem sürekli olarak tekrarlanabilir mi?
  • Hani derler ya, Isaac Newton olmasaydı da Newton Yasaları (tabii ki, başka birinin) adıyla bulunacak, Cristopher Columbus olmasaydı da Amerika kıtası elbet keşfedilecekti. Ama, William Shakespeare olmasaydı ne Hamlet yazılmış olacaktı, ne Romeo ile Juliet, ne Machbet, ne de Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası vd.

İşte problemin entelektüelliği tam da buradadır. Tam da bu nedenle, yukarıdaki 2) sayılı tümce şifrelenmiştir. Bakalım, çözülür mü?

NOTLAR: 1) Bir üstteki şifre ve bu yazının başlığındaki entelektüel problem çözülüp tez elden rahat ve huzura kavuşulabilir. Aksi takdirde, epeyce uzun bir süre beklemek gerekebilir. 2) Belli ki, bu satırların yazanının gazetecilik damarı kabarmış. Zira Yeni Ulus gazetesinde uzunca süre yazmışlığı vardır. Köşesinin adı Misketler, gazetenin o zamanki yazı işleri müdürü Selahattin Duman idi. Birkaç günlük yazısını topluca gazetenin merkezinin yer aldığı Ulus Rüzgârlı Sokak’a götürür ama hangi “misket”inin ne gün yayımlandığını Milliyet gazetesinden rahmetli Örsan Öymen’in köşesini okuduğunda şıpın işi anlar idi. 3) Hoş bir anı da, Siyah Beyaz gazetesinde ilk yazısının yayımlandığının ertesi günü Mümtaz Soysal hocanın gırgırı idi; “Adı Siyah Beyaz olan gazetede renkli bir köşe: Kaleideskop” mealinde. Kaleideskop, bu fakirin köşesinin adı idi.

 

 

 

 

Bir yanıt yazın