“Değişim değişirse, bu değişen değişim de değişir mi?” sorusu mu mühim bitkisel fotosentez mi?

Hemen belirtmekte yarar var; baştan sona saçmadır şu başlıktaki “Değişim değişirse, bu değişen değişim de değişir mi?” sözcüklerinden oluşan ifade. Tıpkı, “Değişmeyen tek şey değişimdir.” tümcesindeki ifade gibi. Ama “Her şey değişir.” tümcesindeki ifade, biraz sorunlu olsa da, tümüyle yadsınmaya müstahak değildir.

Sorun, “şey” sözcüğü ile işaret edilenin ne olduğuna ilişkindir. Kısaca, “Şey nedir?” sorusunun yanıtı ortaya konmalı, yani “şey” sözcüğü tanımlanmalıdır.

Zihindeki “A” harfi de şeydir, karatahta üzerine tebeşirle yazılmış olan A harfi de şeydir. Ama bu ikisi tamamiyle farlıdır.

Zihindeki “A” harfi; yukarıdan aşağı ve üst uçları bitişik iki doğru parçası ile bunları yaklaşık ortalarından yatay olarak kesen ve uçları önceki doğru parçaları üzerinde olan üçüncü bir doğru parçası olarak tanımlanabilir.

Karatahta üzerindeki A ise, tamamiyle özdekseldir (maddesel, maddi); öncekinin tamamiyle hayali olmasının hilafına. Karatahta üzerindeki, Öklid’inkilere benzeyen hayali doğru parçaları ile inşa edilmemiştir. Zaten, gerçek hayatta (geometrik, Öklidcil anlamıyla) çizgiler yoktur.

Karatahta üzerindeki atomlardan oluşmuştur, zihindekilerin ise hiçbir yapısal içeriği yoktur.

Sözün özü, (işbu yazıda) şey ile işaret ettiğimiz evrendeki özdeksel, nesnel ve atomlarda oluşan her unsurdur.

Bu tanımdan sonra “Her şey değişir.” Sözünü doğulayabiliriz, hem de evrendeki her nesneyi ayrıştırıp incelemeye gerek kalmaksızın. Çünkü, atom çekirdeklerindeki nötronlar (Zayıf Etkileşim diye adlandırılan bir etkileşme sonucunda bir nötron başına bir proton, bir elektron ve bir anti-nötrinoya dönüşebilir. Bu parçacık tepkimesine Beta Bozunması denir. Bkz., https://tr.wikipedia.org/wiki/Beta_bozunmas%C4%B1

Atom çekirdeğindeki bir nötronun bir protona dönüşmesi o atomu değiştirir, başka bir atom yapar. Örneğin iki nötronlu (ve iki protonlu) Helyum atomundaki bir nötron Beta Bozunumu’na uğrayıp bir protona dönüştüğünde yeni atom 3 protonlu ve 1 nötronlu Lityum çekirdeğine sahip olacaktır. Ne ki, bu yeni türedi çekirdek dengeli olmayıp kısa süre ışımaetkin (radyoaktif) bir bozunuma daha uğrayacağı beklenir.

Dahası, bir proton da nötrona dönüşebilir ama bu olayın gerçekleşmesi için dışarıdan enerjiye yani fotona gereksinim vardır. Foton + proton bir dönüşüm geçirip bir nötron, bir anti-elektron ve bir nötrino üretebilir.

Tabii ki, bu birbirini doğuran parçacık tepkimeleri sınırsızca sürebilir; yeter ki, gerekli olan enerji bulunabilsin.

Şu iki husus dikkatlere şayandır. 1) Yukarıda anılan parçacıklar içinde özellikleri en az bilinen nötrino ve anti-nötrinodur. Çünkü bunların madde ile etkileşimi olağanüstü zayıftır. Bunları saptayıp, yakalayıp, inceleyebilmek günümüz fiziğinin en zor işlerindendir. 2) Protonun nötrona dönüşebilmesi süreci tıpkı bitkilerdeki gibi fotosenteze dayalıdır. Fotonun olmadığı yerde bitki de fotosentez yapamaz, proton da nötrona dönüşemez.

Not: Soğuk füzyon konusunu anımsadınız mı? Hani şu “Akıllı Çocuklar Gezegeni”ndeki Levent’in vazgeçilmezini!? Bkz., https://www.cagtun.com/akilli-cocuklar-gezegeni/

Birden babasını, odanın kapısında gördü. “Okulda işler pek iyi gitmiyormuş oğlum. Doğru mu? Fenden kırık not almışsın yine…”
Derin bir sessizlik oldu…
Böyle birdenbire odaya dalan babasına ne diyebilirdi şimdi?
“Eeee, şey” diye kekeledi yalnızca…
Babası, ellerini yumruk yapmış, beline dayamıştı. “Bugün, ders durumunu öğrenmek için sizin okula uğramıştım. Öteki derslerin de iyi sayılmaz ama, Fen Bilgisi kötü, çok kötü hem de. Zayıf gelebilirmiş karnene… Öğretmenin öyle söyledi.”
“Öğretmen mi?… Başka şeyler de söyledi mi?”
“Yoo! Başka ne oldu ki? Yaramazlık mı yaptın yoksa?”
“Hayır babaaa! Soğuk füzyonla ilgili bir şey söyledi mi? Onu sordum.”
Sorusuna yanıt beklerken, onun yerine hiç beklemediği başka bir soruyla karşılaşan herkes gibi, Burhan Bey de çok şaşırmıştı.
“… Soğuk füzyon mu?”
Levent, kendinden emin, yanıtladı:
“Evet, soğuk füzyon.”
Babasının şaşkınlığı giderek artıyordu:
“Bunun ne ilgisi var seninle?”
Levent, biraz doğrulup “Ben, …ben, soğuk füzyon yapabilirim baba!…” diyebildi güçlükle.
“Sen mi!?”
“Soğuk füzyon! Öyle mi?… Akşam akşam güldürme insanı.”
Şaşırma sırası şimdi Levent’teydi. Babası ona inanmıyordu işte, hem de hiç inanmıyordu. Oysa Levent, geçen yazdan bu yana sürekli bu konuyla ilgileniyordu…
“İnan ki yapabilirim baba” dedi. Sonra yutkundu. Şimdi sözlerini sürdürse miydi acaba?
Derin bir soluk aldı… Gözlerini kaldırıp babasınınkilere dikti:
“Son günlerde hep bu konuyu düşünüyorum. Sanıldığı kadar zor değil aslında.”

Bir yanıt yazın