“Değişmeyen şey” var mı?

Var! Hem de pek çok. En basitinden “iki iki daha dört eder” şeyi değişmez. Ama, ağılda iki koyun varken iki koyun daha konduğunda o ağılda dört koyun olmayacağı zaman elbet gelecektir.
Sözün özü; zihinsel şeyler değişmeyebilir, özdeksel (maddi) şeyler mutlaka değişir.
Burada, hemen hemen her insan için baş belâsı bir yanılgı vardır; zihinsel olanları gerçek sanmak. Bu zayıflığın en erken ve o raddede trajikomik örnekleri Parmenides ve Zenon tarafından ve günümüzden 2500 yıl önce öne sürülmüştü. Bkz., https://www.google.com/search?q=zenon+paradoksu

Zenon paradokslarının trajik yanlarından biri, bu satırların yazanı açısından şudur: Şimdiki orta gençlik yılları dönemine relatif olarak ilk gençlik yılları döneminin ilahlarından biri B. Russell idi. Batı Felsefesi Tarihi’nin kısaltılmışını lise yıllarında gevelemiş olan bu fakir, üniversite yıllarında okumaya başladığı “The Principles of Mathematics“de Zenon Paradoksları için “ölçülemez derecede incelikli ve derin” ifadesine rasladığında beyninden vurulmuşa dönmüştü adeta. Neymiş efendim, Parmenides ve Zenon ikilisine göre hareket başlayamaz ve bu nedenle de evrende hareket olamazmış. Biz insanların hareket zannettiği asımda tümüyle illüzyon imiş.
Oysa çözüm basit (ve belki sırf bu nedenle kavra(n)ması müşkül); zihindeki hiçbir uzunluğun yarısı sıfır olmayabilir. Bir doğru parçasını da sürekli yarılasanız bile sıfıra asla ulaşamazsınız. Oysa, özdeksel bir çubuğu dilediğiniz kez ikiye bölemezsiniz çünkü atomlardan oluşmuştur.
Tıpkı bunun gibi, her özdeksel şeyin değiştiği bir evrende başka bir seçenek yok ki! Nasıl anlatacaksınız, betimleyeceksiniz, terennüm eyleyeceksiniz değişmezliği?
Gel gelelim, zihinsel şeyler için değişim varmış yokmuş, ne gam!

NOT: B. Russell’ın Power’ı siyasetten soğuma, ayrılmama neden olan etmenlerden biriydi Bkz., https://www.google.com/search?sca_esv=09379ecd0b6efd91&sca_upv=1&sxsrf=ACQVn09BdfMd-UQXxQK9Q-yZXbkmreiK0Q:1713560548230&q=bertrand+russell+power&uds=AMwkrPtd7EXxieMQKehnHvZf8S6pcLuGcsXIxmfNQD80fUor6w-sti5l8_aj8SrJNpJwCACDxCHuNXFWhUT66qBl7DlEGzNJ6Wzt-POLBbOX4f3kUw20vrcxGNhDp0ZhjXuzgwgyB3YfBeHqL7VHNW5XGTXYruHZWj0gqOt4gam_j1M_CJsWaf3yHs4uLiupKayxaP6yVhsjWNmMAx3bVK89uRLQQwq-WBmS8Xg60Kq2igqGAk0xmyOLZqHwYvn8X8-bMbZ7vaxFTJwga3JQ9FAXg7Dm1N8yVMfeC0uo1H-529ctIlhqyNMAuVIXmuJU-URfvf1ANKOl&udm=2&prmd=ivsnbtz&sa=X&ved=2ahUKEwiK3py-ls-FAxWzxDgGHd5EDosQtKgLegQIDRAB&biw=1376&bih=684&dpr=1.4
Diğer etmen de, hayatımda bir kez fiziksel olarak Ankara-Polatlı’da gördüğüm Alpaslan Türkeş’in bir kaç saniye içinde yaptığı iki hareket idi. İrkilerek geri kaykıldım; Polatlılı Burhan bana sırıtarak bakmakyadı.
Belki bir gün anlatırım bu siyaset mevzuunu. Lâkin, kime ne? Kim önemser ki? Niçin önemsesin? Bunlara benzer pekçok başka soru ile tebelleş olmaktansa, boşvermeye devam edeyim en iyisi.

İkinci NOT: Meraklısı için sonsuz sayıda odası olan Grand Hotel, Hilbert paradoksu da hayli eğlencelidir. Bkz., https://www.google.com/search?q=infinity+hotel+paradox&sca_esv=09379ecd0b6efd91&sca_upv=1&sxsrf=ACQVn0_Nc8RcZHh5HK8lzt5Xb6dyDXuIuw%3A1713561073398&ei=8d0iZtb7F4yr4-EPkoCS0AM&udm=&hotel_occupancy=2&ved=0ahUKEwiWuNK4mM-FAxWM1TgGHRKABDoQ4dUDCBA&uact=5&oq=infinity+hotel+paradox&gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAiFmluZmluaXR5IGhvdGVsIHBhcmFkb3gyChAAGIAEGAoYywEyBhAAGBYYHjIIEAAYgAQYogQyCBAAGIAEGKIESP08UJEIWJwwcAJ4AZABAJgBiwGgAdEIqgEDMC45uAEDyAEA-AEBmAILoAKnCcICChAAGLADGNYEGEfCAg0QABiABBiwAxhDGIoFwgIfEC4YgAQYsAMYQxjHARiYBRjIAxiZBRiKBRivAdgBAcICIhAuGIAEGLADGEMYxwEYmAUYyAMYmQUYigUYjgUYrwHYAQHCAh8QLhiABBiwAxhDGMcBGJgFGMgDGIoFGJoFGK8B2AEBwgIiEC4YgAQYsAMYQxjHARiYBRjIAxiZBRiKBRieBRivAdgBAcICDhAAGLADGOQCGNYE2AECwgIUEC4YgAQYxwEYmAUYmQUYngUYrwHCAgUQABiABMICFBAuGIAEGMcBGJgFGJkFGI4FGK8BwgIOEC4YgAQYxwEYmAUYrwHCAhEQLhiABBjHARiYBRiZBRivAcICIxAuGIAEGMcBGJgFGJkFGJ4FGK8BGJcFGNwEGN4EGOAE2AEDwgIIEAAYgAQYywHCAgoQABgIGAoYDRgemAMAiAYBkAYSugYGCAEQARgIugYGCAIQARgJugYGCAMQARgUkgcDMi45oAfHNw&sclient=gws-wiz-serp

Bu paradoksun da çözümü gayet basittir (de hiçbir metinde raslayamadım, nedense).

Bir yanıt yazın