Deneme yanılma

Güzel Türkçemiz, son zamanlarda hayli tuhaflaştı(rıldı), özellikle de şu sözcük sonlarındaki -ma ulaması nedeniyle. Türkçe dersi üniversitelerde zorunlu tutulduğunda ODTÜ’de Türkçe dersi hocalığı eylemiş bir şahıs olarak bu fakir hayli muzdarip bu durumdan. Nasıl olmasın ki?

Örneğin, bilgisayar kapatılacaksa “açma/kapama” tıkını bulmak gerekiyor. Ararken, “Ne aç ne de kapa. Böylelikle beni de rahatsız etme!” dermiş gibime geliyor bilgisayarlar. Üstelik, “açma/kapama” tıkını, bilgisayarı açmak istediğimde kullanamıyorum.

Bilgisayar demişken, en ifrit olduğum kelâmlardan biri de şu “permenent delete” ifadesi için kullanılan sözüm ona Türkçe karşılık; “kalıcı olarak silinsin mi”. “–Hayır efendim, hiçbir parçası, unsuru, şeyi falan kalmasın. Külliyen silinsin gitsin lütfen. Rica edeyim.” diyesim geliyor her seferinde.

Bir de şu yukarıdaki başlığa bakınız, totoloji adeta; “deneme ki, yanılmayasın” anlamında. Oysa maksat, “dene ve doğru olup olmadığını sına”dır.

Neyse, sadede gelelim.

Ben denedim bu ürünün etkisini ve hayli başarısız buldum. Zira, önceki görünmeyen kirler sonra da görünmüyor idi. “Yok olmamış demek ki.” diye düşünmekten alı koyamadım kendimi.

NOT: Gençliğinde sıkı bir Öz Türkçeci olan bu fakir bir kaç yıl evvel, özellikle de Nature dergisinde yayımlanmış, dillerin yeryüzündeki yayılışı ve ırkların yeryüzündeki yayılışı hakkındaki iki makaleden sonra şöyle düşünmeye başladı: Genlerinde, Arap, Fars, Rum ve benzeri başka özellikler taşıyan (taşıma olasılığı olan, daha doğrusu) bir birey isem, ana dilimin de Türkçe dışında sözcük ve gramatik kurallar içermesi anormal olmasa gerektir.

Bir yanıt yazın