Hangi kuvantum? -2-

Karmaşık (complex) sistemler hakkındaki bir uluslararası bilim toplantısının öğleden sonraki bölümünde konuşan Avrupalı bir ünlü şahıs dedi ki, (sabah seansı boyunca tekmil öğrencileri konuşmuş idi bir biri ardına, bu denli ünlü hâsılı) mealen “—Buraya gelirken uçakta düşündüm ki, biz atomları anlayabilmekteyiz çünkü atomlar basittir. Ama bulutlar karmaşıktır ve bu yüzden biz bulutları anlayabilmekte zorlanırız.”

Bu sözün neresi düzgün ki?

Çocukken pek sevdiğim bir çizgi roman kahramanının şu ünlü nakaratı geçti aklımdan; “—Hay bin kunduz!”

Az bekledim, salondan çıt çıkmadı.

Elimi, kolumu, parmaklarımı kaldırdım!

Buralı olan çıkmadı.

Amfi gayet büyücek idi, oturum başkanının kaşını gözünü zor görmekteydim. Ama, alenen bakışlarını bu yandan kaçırmaktaydı. Elimin, kolumun ve parmaklarımın inmediğini gören konuşmacı işmar etti, bu fakire söz verildi.

Dedim ki, mealen; “—Atomlar bizden çok uzak. Yani, onlara erişmemiz hayli müşkül. Dolayısıyla, temel birkaç özelliklerini ancak bilebiliyoruz. Tıpkısı, upuzaktaki galaksilerin temel birkaç özelliklerini ancak bilebildiğimiz gibi. Oysa, bulutlar hem yakınımızda hem de büyüklükleri bizimkine yakın. Dolayısıyla, bulutları daha ayrıntılı görmekte, pek çok özelliklerini gözlemleyebilip irdeleyebilmekteyiz.”

“—Ha, iyi!” falan b’abından kem küm ile birkaç saniye geçiştirildikten sonra ne mi oldu? Konuşmacı, pek çok kez sözcük bulmakta zorlandı, pek çok kez cümlesinin sonunu unuttu, pek çok kez başladığı konuyu yarım bırakıp başkasına geçti, vb. Ertesi gün de, öğlen yemeğinde biraz daha lafladık. Hepsi bu!

Bu yukarıdaki olayı nak’ledişimin nedeni alttaki soruya altlık hazırlamak.

Alttaki sorunun yanıtını bulmak için basit bir hesap yapmak yeterli olacak. Lâkin, ricamız şu ki, hesap işini en sona bırakıp, lütfen akla ilk gelenin ne olduğuna odaklanalım. Yani sorunun doğru yanıtını bulmak/bilmek değil önemli olan beklentinin ne olduğunu fark etmek.

Soru şu: Şu koca Dünya’nın çevre uzunluğu yani ekvator uzunluğu, dağlar tepeler ve engebeler ihmal edildikte yaklaşık 40 bin kilometre yani yaklaşık 40 milyon metre. Diyelim ki, tamı tamına 40 milyon metre.

Yine, diyelim ki 40 milyon metre uzunluğunda bir halat bulduk ve Dünya çevresine doladık; öyle ki, uçları birbirine milimi miline dokunmakta.

Şu minik notlar dikkate alınmaya değer doğrusu. Güzel Türkiye’mizin en doğu ve en batısı arasındaki mesafe yaklaşık 1650 kilometre yani 1 milyon 650 bin metredir. Güzel Türkiye’mizin kara sınırlarının ve sahil uzunluğu sırasıyla yaklaşık olarak 2753 kilometre ve 8333 kilometredir.

Şimdi dönelim asıl konumuza. Dünya’nın çevresine doladığımız 40 milyon metrelik ipi diyelim ki, her noktasından tam bir metre yükseltmek istiyoruz. Yani, ip ile Yer arasındaki mesafe her yerde 1 metre olsun. İlk ipe kaç kilometre veya kaç metre ip eklemeliyiz?

Hayır, hesap yapmaya gerek yok. Hesap kitap en sonda yapılabilir. Şimdilik, ilk tahminler yani beklentiler önemli.

Şimdi de işi büyütüp, yarıçapı yaklaşık 5 milyon 685 bin kilometre olan Güneş Sistemi’nin çevresine ip dolayıp sonra da bu ipin yarıçapını sadece 1 metre kadar artırmak için kaç kilometre veya kaç metre ip eklememiz gerektiğini düşünelim. Kaç kilometre veya kaç metre ip eklememiz gerekir?

Oldu olacak, Samanyolu galaksimizin ve hatta bilinebilen evrenin sınırlarını çembersel iple çevreleyip sonra da yarıçaplarını 1 m artırmak istediğimizi düşleyelim? Kaçar metre ip eklememiz gerekir?

Bu astronomik konunun kuvantumla ne ilgisi olabilir ki mi?

Hemen bir sonraki Hangi kuvantum? -3- başlıklı yazımızda…

Bir yanıt yazın