Hangi tarihten hangi ders çıkarılabilir? 1. BÖLÜM

Önce reklam:

“Dünyanın en kısa IQ testi: Sadece 3 soru”

“Bilişsel Yansıma Testi (CRT) sadece üç sorudan oluştuğu için dünyanın en kısa IQ testi olarak biliniyor. Bu üç soruyu ve doğru cevaplarını çevirdik.”

“IQ testleri, zekanızın ortalama ne kadar olduğunu görmenize olanak tanıyan bir formül sunuyor. Bilişsel Yansıma Testi (CRT) sadece üç sorudan oluştuğu için dünyanın en kısa IQ testi olarak geçiyor. Basit bir sorunun aslında göründüğünden daha zor olabileceğini tespit etme yeteneğinizi değerlendiriyor. Independent’a göre, bu tespiti ne kadar hızlı yaptığınız zekanızın seviyesini gösteriyor.”

https://halktv.com.tr/yasam/dunyanin-en-kisa-iq-testi-sadece-3-soru-694656h

Şimdi irdeleyiş: 1. Sorunun yanıtı doğru. Yani, top 5 peni değerinde, sopa da 105 peni değerinde. Üç soruya karşılık olarak verilen üç açıklama içinde tek doğru yanıt da bu zaten. Yani, diğer iki soru için çoğunluğun verdiği iki yanıt da yanlış, doğru diye öne sürülen 100 dakika ve beş dakika ile 24 gün ve 47 gün karşılıkları ve yanıtları tümüyle yanlış.

Gerçi, en sonda şöyle bir açıklama da konmuş ama bu açıklama konunun özüne değinmiyor:

“Eksiklikleri olan bir test

Yaklaşık 3 bin 500 kişinin katıldığı bu ankette, soruları cevaplayanların yüzde 33’ü üçünü de yanlış yaptı ve yüzde 83’ü en az bir soruyu kaçırdı.

Bu IQ testinin kısa olması, sözel ve sözel olmayan muhakemede çeşitlilik bulunmaması gibi eksiklikleri bulunuyor. Öte yandan örnekleme alınan MIT öğrencilerinin yalnızca yüzde 48’i üçünü de doğru yanıtlayabildi.”

Çünkü, önceki birkaç yazımızda da değindiğimiz üzere, insanların pek çoğu düşünmeden konuşmayı pek seviyor. (*)

Yukarıdaki IQ testindeki 2. Ve 3. Sorulara karşılık olarak verilen açıklamalardaki yanlışlıklar şöyle:

  1. SORU: Beş makinenin beş cihaz üretmesi beş dakika sürüyor olsun. a) Bu beş makinenin bir sonraki beş cihazı ne kadarlık bir sürede üreteceklerini bilemeyiz ki. Belki beş dakikadan kısa sürede belki de daha uzun bir sürede üreteceklerdir. Ama, tamı tamına beş dakikada üreteceklerini nereden/nasıl bilebiliriz ki? b) Aynı nedenle, diğer 95 makine hakkında da kesin çıkarım yapamayız. Örneğin, herhangi birinin üretim sırasında bozulmayacağı kim tarafından ve nasıl kesinlenebilir?

Vaziyeti kurtarmak adına denilebilir ki, “—E canım, ‘yaklaşık olarak hangi sürede’ demek istedik.” İyi hoş da yaklaşıklığın ölçüsü nedir? Doğru yanıt ne kadar yaklaşıklıkla verilirse kabul görebilir? Örneğin, şu seçim ortamında “—Her adayın oy oranı %100’e yakın.” demek yanlış değildir. Hatta, %200’e, %500’e yakın demek de yanlış değildir. Dahası, yüzde olarak terennüm edilebilecek hiçbir sayı da yanlış değildir. Çünkü, her (reel) sayı her (reel) sayıya yakındır. Son olarak, “—Her adayın oy oranı yüzde sıfıra yakın.” demek de yanlış değildir.

Vaziyeti kurtarmak adına, ikincileyin şöyle denilebilir: “—E canım, ‘ideal koşullarda’ demek istedik.” Sözü uzatmadan; ideal koşulların ne(ler) olduğunu kim söyleyecek?

  1. SORU: Bir önceki soruya ilişkin yapılmış açıklamadan daha da vahimi var burada. Zira, nesneler artık cansız makineler ve cihazlar değil. Capacanlı nilüfer bitkileri söz konusu. Sanki, hepimiz doğduğumuzun ertesi 6 ayda ne kadar geliştiysek sonraki 6 aylarda da hep aynı miktar veya oranlarda geliştik. Bu fakir çocukluğunda Doğan Çağlar adlı bir psikolog/pedagogdan öğrenmiş idi ki, her çocuk ana karnındaki hızla gelişmesi sürdürseydi, insan boy ortalaması minare yüksekliğinde olurdu.

 

(*)“Yılda üç veya dört kereden fazla düşünen çok az kişi vardır. Size bunu söyleyen ben bile ünümü haftada iki veya üç kez düşünmekle yapmışımdır.” Geoge Bernard Shaw Bkz. http://www.kritikanalitik.global/wp-content/uploads/2009/12/Dusunce_Kavramlari_Ozlu_Sozler.pdf

Bir yanıt yazın