Robotların ve organizmaların algoritmaları

Robotların ve organizmaların algoritmaları

Bu yazının konusu robot ve organizma algoritmaları arasındaki bazı benzerliklerdir.

Finans başlığı altındaki ALGORİTMA 4-ii Finasmatik (algoritma, robot) yapalım başlıklı yazıda, aslında pek işe yaramayan RSI göstergesi, sırf örnek olsun diye bir robot (algoritma) inşaatı sırasında kullanılmıştı. O algoritmanın da 6 parametresi vardı ki, bunların birbirini kesmeden baltalamadan çalışması gerekli. Yoksa robot işe yaramaz. Daha da kötüsü zararlı olabilir. Örneğin, RSI’nın argümanı, yani periyodu, yani parantezleri içindeki sayı 0’a çok yakın veya 0’dan çok uzak olursa o RSI, yanlışlığı doğruluğu bir yana, tümüyle işlevsizleşir. Çoğunluğun severek kullandığı 14 değeri ortalarda bir değerdir.

İyi de RSI(13) veya RSI(15) kötü seçimler midir? Deneyen kolaylıkla görecektir ki, RSI(13) veya RSI(15) de RSI(14) kadar iyi/kötü sinyaller verecektir. Ama RSI(3) veya RSI(300) hemen hiçbir değerlendirilebilecek değerde sinyal üretmeyecektir.

Keza, RSI(14) günlük veri ile kullanıldığında işe yarar desek de, 5 dakikalık veya aylık veride yine işlevsizleşecektir.

Dolayısıyla, seçilmiş her parametre için bir başarı (isabet) yüzdesi tanımlamak yanlış olmaz. Örneğin, ilk parametre olması nedeniyle, RSI seçilmesindeki isabet B1 olsun. Parantezleri arasındaki sayının, diyelim ki 14, isabet yüzdesi B2 olsun ve bu iş B3, B4, B5, B6 diye devam etsin.

Demek ki, hakkında konuştuğumuz robotun başarı oranı B=B1*B2*B3*B4*B5*B6 olacaktır. (*) Dikkat etmekte yarar var, parametre sayısı arttıkça B değeri (orantısı) küçülecektir. Çok parametresi olan başarılı bir robot vücuda getirebilmek için hayli yüksek başarı isabetine sahip parametreler kullanmak gerektiği açıktır.

Bu durum, organizmalar için yaşamsal öneme sahiptir elbet. Birbiriyle uyumsuz yani başarı isabeti düşük yapılara sahip organizmaların yaşam olanağı pek bulamayacağı da açıktır. Örneğin birbiriyle uyumsuz yani başarı isabeti düşük dudaklara, dişlere, dile ve damağa sahip bir ağızı olan bir organizmanın beslenmesi ne denli olanaklı olabilir ki? Mesela biz insanların 32 değil de 4 veya 320 dişi, 4 veya 14 dili olsaydı. İnsan olarak yaşama şansı bulabilir miydi acaba? Dolayısıyla, insanlığın başarı şansı düşük yani ömrü kısa olmayacak mıydı?

Bu konuda en çarpıcı hususlardan biri şudur: Her organizma sayılamaz çoklukta unsurdan oluşur ve bunların birbiriyle uyumlu çalışması elzemdir. Düşünüldüğünde, bu unsurların her birinin seçimindeki başarı isabet oranının ne denli yüksek olması gerektiği hemencecik görülebilir. Sadece bir hücrenin bile mitoz (ya da amitoz) bölünmesindeki ihtişamı göz önüne getirmeli ve hele bünyemizdeki milyonlarca hücrenin uyum ve eş güdümle bölünü bölünüvermesine ne demeli? Anlamaya ve hele de kavramaya çalışmak boşuna değil midir? Bir aşama üstten, günün herhangi bir anında kendimizi düşünsek, anlamaya ve hele de kavramaya çalışmak boşuna bir heves nafile bir çaba olmayacak mıdır? Yediğimize ya da yemeyi hayal ettiğimize göre tükürük salgılayışımız, tükürüğün kimyasal yapısı (formülü), lokmaların nefes ve yemek borularının kesiştiği gırtlaktan kolaycacık geçtikten sonra tam da isabetli kayganlığa sahip yemek borusundan kayarak mideye inmesi, orada önce HCl yani tuz ruhu (hidroklorik asit) ve diğer sindirici salgılarla karşılaşması, aynı esnada midenin uygun salınımlarla içindekini karıştırması, … say gitsin. Yok yok, daha ileri gitmeyelim.

Önümüzde Dünya Kupası maçları var. Herhangi bir maçı izlerken, o maçın kaçta kaçını ancak izleyebildiğimizi de izlemeye çalışsak mı? Kaleye yaklaşan futbolcuya mı bakmalı, karşısındaki kaleciye mi? O anda ofansın nasıl yayıldığına mı bakmalı örneğin pas bekleyen oyunculara mı dikkat etmeli yoksa karşı takımın defansına mı? Ofsayt olasılığını da elbet gözden kaçırmamalı. Bir orta iki de yan hakem var ki, bunlar da izlenmeli elbet. İyi hoş da, ya toptan uzak pozisyonlarda önemli bir olay, örneğin itiş kakış gerçekleşirse, sakatlanma oluşursa? Açık ki, maç izlerken bile her anda sahaya veya ekrana yüksek isabetli yüksek başarılı bakışlar atmak maç izlemenin randımanını verimini artıracaktır.

(*) Tavla zarlarından bir tanesinin atılışında mesela şeş gelme olasılığı 1/6 olduğuna göre şeş beş veya dü şeş gelme olasılığı (1/6 çarpı 1/6=) 1/36 olacaktır. Lâkin her 6 atıştan biri illa da 6 gelmeyeceğinden her 36 atıştan birinde de şeş beş veya dü şeş illa da gelmeyecektir.

Bir yanıt yazın