Siz olsanız …

Bu fakir finans algoritmaları geliştirirken, bazı hoş komşuların hırsızlık girişimlerinden söz etmiş idim. İşte bunlardan bir grup, şimdi benden yardım istiyor. Niçin mi?
Efendim, benden yürüttükleri sahte, hileli, “fake” algoritmaları başkalarına pazarladıklarını biliyordum. Kimi ağızlara göre 14 kimi ağızlara göre de 24 milyon₺’lik zarara yol açmışlar.
Karşı tarafın da eli armut toplamıyor ya, bu bizim alıklara karşı hukuk ve ceza davaları açmışlar. Karşı tarafın gerekçelerinden biri de şu imiş; “—Bize algoritma pazarlayanların algoritma geliştirme yeteneği olmadığını ilerleyen zamanda tespit ettik. Safiyane halis duygu ve niyetlerimizden faydalanan …. isimli kişiler bizleri bilerek ve isteyerek dolandırmışlardır.”

Hukuk davası, ceza davası sonucunu bekliyor ve ceza davası karar aşamasına yaklaşmış imiş. Ceza davası, “iyi hâl indirimi” veya “hükmün açıklanmasının ertelenmesi” ve benzeri yolların varlığı nedeniyle pek önemsenmiyor anladığım kadarıyla. Lâkin, talep edilen tazminat 24 milyon₺’den hayli yüksek imiş. (Tam ne kadar olduğunu bana söylemeyecek kadar üstün zekâlılar işte!)

Bizim alıkların benden talep ettikleri ise, o algoritmaların gerçek olduğu ve bir bilimci (bu satırların yazarı oluyor, naçizane) tarafından geliştirildiğini ve sırf iyilik olsun diye kendilerine verildiğini kabul ve beyan etmeliymişim.

Siz yerimde olsanız, ne yaparsınız?

Bir yanıt yazın