Tarih ne işe yarar?

Bilimlerin biricik var oluş nedeni öndeyi, kestiri (“prediction”) olanağı sağlamasıdır. Herhangi bir makinanın düğmesi basınca çalışacağını, düğmeye basmazdan önce bilmektir öndeyi, kestiri. Aynı bağlamda; atılan bir taşın, okun, roketin nereye, ne zaman düşeceğini önceden bilmektir. Keza, hangi maddeyi hangi maddeyle hangi oranda karıştırıcınca ısıtarak veya soğutarak hangi maddenin elde edileceğini önceden bilmektir. Hangi gen ile hangi geni bireştirince nasıl bir canlı türü elde edileceğini önceden bilmektir.

Hani şu meşhur “tarihin şaşmaz akışı” kelâmına nispet olsun diye denilebilir ki, fiziğin de kimyanın da biyolojinin de “şaşmaz akışı” vardır. Ama, “tarihin şaşmaz akışı” olup olmadığını bilmiyoruz. Dahası, “tarihin şaşmaz akışı” olup olmadığını nasıl saptayabileceğimizi de bilmiyoruz. Bütün bunlardan vaz geçtim, tarihten ders bile alınamamakta, ders çıkarılamamakta. Tarihin tekerrür ettiğine ise hiç rastlanmamıştır.

Lâf-ı güzafta boğulmak yerine, demeli ki, tarih öndeyi, kestiri olanağı sağla(ya)mıyorsa, boş lâkırdıdan öte kıymeti yoktur. Dahası, öndeyi, kestiri olanağı sağla(ya)mayan hiçbir bilgi dizgesinin bilimsel kıymeti yoktur.

Bir yanıt yazın